HAKKIMDA
Ben, Ayça…
Benim için yoga hiçbir zaman sadece hareket öğretmek olmadı.
Yıllar içinde şunu gördüm: İnsan kendini güvende hissetmediğinde beden öğrenmeye açılmıyor. Nefes derinleşmiyor. Zihin dinlenemiyor.
Bu yüzden bugün Bozcaada’da yaptığım bütün çalışmaların merkezinde tek bir niyet var.
Önce güven.
Sonra nefes.
Sonra hareket.
İster bireysel bir çalışma olsun, ister küçük bir grup buluşması, ister birkaç gün süren kişisel bir inziva.
Benim için önemli olan; kendin olabileceğin, bedenini yeniden duyabileceğin ve hiçbir şey olmak zorunda hissetmeyeceğin bir alan tutabilmek.
Çünkü gerçek dönüşümün, beden kendini güvende hissettiğinde başladığına inanıyorum.
Hareketle Başlayan Bir Yolculuk
İstanbul Kalamış’ta doğdum. Çocukluğumun büyük bölümü Galatasaray Kulübü’nde yüzme, sutopu ve senkronize yüzme yaparak geçti.Hareketle, disiplinle ve bedenimle kurduğum ilişki aslında o yıllarda başladı.
İtalyan Lisesi ve Kocaeli Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nün ardından dokuz yıl kurumsal hayatta çalıştım.Oğlumun doğumu ise bana bambaşka bir hayatın kapısını açtı. Hayatı başka bir yerden görmeye başladım.
Bedeni Tanımaya Devam Ettim
2000’li yıllar benim için gerçek bir keşif dönemiydi.
Dağcılık…
Kaya tırmanışı…
Fotoğraf…
Modern dans…
Her biri bana bedenle kurduğum ilişkiye başka bir yerden bakmayı öğretti. 2004 yılında yoga hayatıma sessizce girdi. O gün başlayan yolculuk, zamanla paylaşmaya ve öğretmeye dönüştü. Ama ben kendimi hâlâ önce bir öğrenci olarak görüyorum. Çünkü beden, her gün yeniden dinlenmeyi hak ediyor.
Doğumlar Bana Bedenin Bilgeliğini Öğretti
2009–2017 yılları arasında doğum fotoğrafçılığı yaptım. Yüzlerce doğuma tanıklık ettim. Bir bebeğin dünyaya gelişini izlerken her seferinde aynı şeye hayran kaldım.
Beden ne yapacağını biliyor.Kimse ona doğmayı öğretmiyor. Belki bugün yoga öğretirken en çok buna güveniyorum. Bedenin kendi bilgeliğine. Ben bedenin düzeltilmesi gereken bir şey olduğuna değil, zaten içinde taşıdığı bilgeliği hatırlamaya ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Belki de yaptığım bütün çalışmaların özü tam olarak bu.
Yoga Dört Duvarın İçine Sığmadı
2015 yılında İstanbul’da “Sokakta Yoga” diyerek ders vermeye başladım.
Parklarda,sahilde,ağaçların altında…
Çünkü doğanın, bedenimizi en rahat duyabildiğimiz yerlerden biri olduğuna inanıyordum. Aynı dönemde fibromiyalji, migren ve farklı ihtiyaçları olan kişilerle bireysel çalışmalar yürüttüm.
Her çalışma bana aynı şeyi öğretti: Hiçbir beden birbirine benzemez. Bu yüzden hiçbir ders de birbirinin aynısı olamaz.
Bozcaada ile Birlikte Ben de Değiştim
2017 yılında eşim Alpay ve oğlumla birlikte Bozcaada’ya taşındık. “Sokakta Yoga” ile başlayan açık hava pratiği burada gerçek anlamda yuvasını buldu.
Rüzgârın sesini duyarak, Toprağa çıplak ayak basarak, Mevsimlerin ritmini izleyerek.
Bugün çalışmalarımın büyük bölümü hâlâ bu doğallığın içinde şekilleniyor.Bozcaada benim için sadece yaşadığım yer değil. Hayata bakışımı değiştiren yer.
Toprak da Öğretmenim Oldu
Yoga pratiğim hiçbir zaman yalnızca matın üzerinde kalmadı. Permakamp’ın Bozcaada yerleşkesi olan Dham’Ada’da üzüm bağlarımız, zeytinliklerimiz ve tıbbi bitkilerimizle doğal üretim yapıyoruz.
2018 yılında BAÇEM’de tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği eğitimi aldım. Bugün kendi zeytinlerimizden elde ettiğimiz zeytinyağı, lavanta, ada bitkileri ve arı balmumu ile tamamen doğal içerikli bakım ürünleri hazırlıyoruz. Toprak bana çok şey öğretti. Hiçbir şey acele etmiyor. Ama her şey zamanı geldiğinde oluyor.
Yoga da bana yıllardır aynı şeyi hatırlatıyor. Yavaşlamak bazen ilerlemenin en doğru yolu.
Bugün
Bugün yaz aylarında Bozcaada’da bireysel yoga çalışmaları, butik grup buluşmaları ve kişisel inzivalar düzenliyorum.
2021 yılından bu yana Bozcaada Belediyesi’nin yoga çalışmalarında eğitmen olarak yer alıyor, Bozcaada Caz Festivali ve farklı etkinliklerde ders veriyorum.
Online tarafta ise Canın İstediği Zaman Gel Yogası ile farklı şehirlerden kadınlarla düzenli 3 sene boyunca buluşmalar organize ettim.
Bana gelen insanların çoğu daha iyi yoga yapmak için gelmiyor; daha rahat nefes almak, bedenini yeniden duymak,kendine biraz yaklaşmak,
ve bir süreliğine de olsa güvende hissedebileceği bir alanda olmak için geliyor.
Ben de her buluşmayı, karşımdaki insanın ihtiyacına göre birlikte şekillendiriyorum. Çünkü bana göre yoga, herkese aynı şeyi öğretmek değil; her insanın ihtiyacını duyabilmektir.
Öğrenmeye Devam Ediyorum
Yoga benim için tamamlanmış bir yol değil. Hâlâ öğrenciyim. Çünkü bedeni, sinir sistemini ve insanı anlamanın sonu olmadığına inanıyorum.
Bu yüzden eğitim almaya, araştırmaya ve öğrenmeye devam ediyorum.
Yoga Eğitmenlikleri
* Temel Yoga Hocalık Eğitimi — YOGATIME
* Hamile Yogası Hocalık Eğitimi
* Yin Yoga Hocalık Eğitimi
* Bütünsel Yoga Terapi Eğitimi
* Yüz Yogası Eğitmenliği
Sürekli Eğitimler
* Fasya Çalışmaları
* Lenfatik Sistem
* Vagus Siniri
* Parasempatik Sinir Sistemi
* Anatomi ve Sinir Sistemi Çalışmaları
Hayat bana hâlâ öğretmeye devam ediyor. Ben de her yeni buluşmaya, her yeni derse ve her yeni insana, ilk kez matın üzerine oturuyormuşum gibi aynı merakla yaklaşmaya çalışıyorum. Çünkü inanıyorum ki gerçek öğretmenlik, iyi bir öğrenci kalabilmekle başlıyor.